Cardiff University Öğrenci İzlenimleri
Program: MSc Psychiatry
Tarih: 2011 - 2012 Akademik Eğitim Dönemi


Cardiff, her şeyin yürüme mesafesinde olduğu, tarihin kokusunu hala alabildiginiz, yemyeşil parklarıyla kaleleriyle ve Millenium Stadium’u ile bilinen bir başkent. Cardiff Universitesi öğrencisine değer veren ve akademik, sosyal her şeyi ama her şeyi öğrencisine sunan çok gelişmiş ve modern bir okul. Bir buçuk aydır buradayım ve verdiğim kararın ne kadar isabetli olduğunu görüyorum.

Bilkent’teki son lisans yılımda zor kararlar beni bekliyordu. Uzun süre önce İngiltere’de master yapmayı koymuştum kafama ama okul konusunda nokta atışı yapabilmek, en doğrusuna karar verebilmek hiç de göründüğü kadar basit ve hızlı bir süreç değildi. Bütün okulların web sitelerini, programlarını ve başvuru şartlarını ezberleyecek kadar çok araştırma yaptığım sıralarda British Side’ın değerli eğitim danışmanlığı direktörü Pelin Hanım’la bir eğitim fuarında tanışma şansım oldu. British Side’ın varlığı ve bizlere sunduğu fırsatlar hakkında bilgim olduktan sonra 8 okula başvuru yapmaya karar verdim ve Pelin Hanım’ın inanılmaz yardımıyla çok kısa sürede tamamlandı başvurularım.

Ocak ayında kabullerim gelmeye başlamıştı ve başvurduğum tüm okullardan teklif almıştım. Sekiz okuldan en çok hangisini istediğime karar vermek tüm başvuru sürecinin en zor dönemiydi benim için. Cardiff Psikiyatri tüm sorularıma cevap veriyordu, ranking’i göz dolduruyordu ve “psychiatric genetics” alanında dünyada başı çeken okuldu. Psikoloji mezunu olduğum halde psikiyatrinin dahil olduğu tıp fakültesinden kabul almam ise kendimi özel hissettirmişti. Zannediyorum ki 1 yıl içinde Türkiye’deki ilk psikiyatri master’i almış psikolog olacağım.

Tıp geçmişim olmamasından dolayı çok kolay bir bölümde olduğumu söyleyemem. Örneğin, tıp öğrencileri tüm ilaçların yan etkilerini bile ezbere bilirken, ben ilaç isimlerini, bileşimlerini ve ne işe yaradıklarını yeni öğreniyorum. Dersler genelde interaktif geçiyor ve derslerin dışında klinik gözlemlerimiz var. Güzel hazırlanmış bir program ve ben tüm derslere çok büyük heyecanla gidiyorum. Tek sıkıntım, Amerikan sisteminden geldiğim için İngiliz sistemini yadırgıyor olmam. Kendi bölümüm adına, bütün derslerin birer sınavı var, ekstradan hiçbir assignment, homework, group work yok. Bu çalışmayacağınız anlamına gelmiyor aksine tüm chapterları okuduğunuz, son araştırmaları takip ettiğiniz ve derslere çalışıp geldiğiniz varsayılarak konular anlatılıyor. Her dersin video kaydı söz konusu ve defalarca izleyebiliyorsunuz.

Mezun olup da istatistikle işinizin bittiğini sakın düşünmeyin, yök öyle bir dünya, burada da haftanın 6 saati “Evidence Başed Medicine” adı altında advanced methodology ve epidemiology almaya devam ediyorsunuz. Çocukluğumuzdan beri duyduğumuz çok klişe bir cümle ama düzenli çalışınca halledilebilecek gibi duruyor her şey. Ne kadar zor olursa olsun kendimize yatırım yapıyoruz sonuçta. Ben bulunduğum yerden, çalıştığım alandan çok memnunum.

Sadece işinde profesyonel olmakla kalmayıp, bütün sene okul derdime ortak olup hala burada herhangi bir sorunumun olup olmamasıyla ilgileniyor olan Pelin Hanım’a tanıştığımız andan beri hayatımı kolaylaştırdığı için müteşekkirim. British Side verdiğim en doğru kararlardan biriydi…

© 2015 BRITISH SIDE. All rights reserved.